Ben soldan gidiyorum


Ben “buradan” gidiyorum. 


Ne düşündüğümü, ne hissettiğimi, ne görüp ne görmediğimi, neleri isteyip neler istemediğimi kabul ederek.


Sokağın başındayız ve ben sola döneceğim. Muhtemelen arabayı en uzak otoparka bıraktım, muhtemelen yürümeyi sevdim bu yolları.

İçimden sürekli aynı şeyi sayıklıyorum. “Neden?”

Ne düşünüyorum ki? Ne olacağını düşünüyorum? Neye inandık ve bu kaçıncı yanılgı? Bu kaçıncı hayal kırıklığı?


Bu çamur iyi gelmiyor, üstelik çırpınmıyoruz da artık. Kabullenerek batmak en iyisi mi?


Oysa iyi hissediyorum kendimi. Şimdi kalkacağım ve bu sokaktan sola döneceğim. Bir daha dönmemek üzere, bir daha düşmemek üzere. 

Ben kendimi, hissettiklerimi ve belki bazen geçip gidenleri sarmak istiyorum sonsuz bir sevgiyle. 


Vestiyere, bazı zebra çizili duvarlara, kırmızı ışıkların aydınlattığı gürültülü odalara, perdenin rüzgardan salındığı evlere, sigara yakılan sohbetlere sonsuz teşekkürler.

Ve kafamın içinde uzunca zaman dans etmesine izin verdiğim tilkilere. Ben soldan gidiyorum, senin yolunun mükemmel evrenlere varmasını dileyerek.


Bir gün, bir yerlerde, bir şekilde, kim bilir belki hiç umulmadık anlarda hiç bilinmedik ülkelerde, şehirlerde. 


Yıllar sonra, başka tilkileri kovalarken kafam bir şarkıya denk geleceğim. 

Hafıza böyle çalışır belki de,

Bilemem ki.

Bende biraz kendime yetişir gibiyim.

     


Yorumlar

Popüler Yayınlar